Banu Altay: “Arap mimarisini, Osmanlı mimarisiyle buluşturuyoruz”

Merkez ofisi İstanbul’da bulunan Sia&Moore Mimarlık Dekorasyon, dünya genelinde farklı disiplinlerle çalışan, tasarım, mimarlık ve dekorasyon uygulamalarıyla çok sayıda üst düzey şirkete ve özel kişilere hizmet veriyor; anahtar teslim büyük projelere başarı ile imza atıyor. Sia&Moore Mimarlık Dekorasyon kurucusu Mimar Banu Altay ile uluslararası arenada ve Türkiye’deki yaptıkları projeler üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Sia & Moore isminin anlamı nedir?
Yaşam ve tasarım felsefemize en uygun olacağını düşündüğümüz tescilli markamızdır. Osmanlıca bolluk bereket anlamına gelen Sia kelimesine Moore kelimesini de ekleyerek, fazlasını vaat etmeyi hedefledik. Ekip olarak, lüks konutlar malikaneler, oteller, ticari yapılar ve spor kompleksleri üzerinde uzmanlaştık. İç mekanların işlevsel ve nitelikli olabilmesine ilişkin sorunları yaratıcılığını katarak çözen; tasarlayan, tasarım analizi yapan, şantiye denetimi, yapı sistemleri, estetik, yapı bilgisi, donatı, malzeme, donanım konusunda bilgi veren, eğitim ve deneyimle donanmış bir ekibiz. İstanbul’daki ofisimizde 9’u kadın olmak üzere toplam 15 kişiyiz ama proje uygulama süreçlerinde tüm ahşap üretimi, hareketli mobilya, aydınlatma ve ev tekstili imalatlarını kendi bünyemizde bulundurduğumuz için bu sayı 100’ün üzerine çıkıyor diyebiliriz.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Banu Altay: 1974 Soma doğumluyum. 1996 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldum. Farklı sektörler ve firmalarla çalışarak edindiğim tecrübeler ve bilgi birikimiyle 2009’da Sia & Moore Mimarlık Dekorasyon firmasını kurdum.

“Mimarlığın, üç koşula yanıt vermesi gerekir: Kullanışlılık, sağlamlık, güzellik”
İnsan barınmak için yaşamak ve doğa şartlarından korunmak için bir mekan ihtiyacı duyar ve bu mekanı kendine özgü kültürel, fonksiyonel, teknik ve farklı zevklerde yaratır. Kimi zaman işin doğası gereği, kimi zaman da mekan sahibinin talebi üzerine profesyonel dokunuş gerektiren durumlarda biz devreye gireriz.

Romalı mimar Vitruvius, “De Architectura” adlı  kitabında başarılı bir mimarlık için “Utilitas Firmitas Venustas” (kullanışlılık, sağlamlık, güzellik) etmenlerinin gerekli olduğunu ileri sürmüş; yüzyıllar önce söylenen bu söylenen bu sözün, işimizi halen geçerli olacak netlikte tanımladığını düşünüyorum.

“Katar’da tamamlamış olduğumuz ofis projemizde yer alan yaklaşık 50 bin adet swarovski taşlarla, tamamen el işçiliği ile işlenmiş panoramik Katar sülieti de dikkat çeken bir işimiz oldu.”

“Arap mimarisini, Osmanlı mimarisiyle buluşturuyoruz”
Bizim Sia&Moore olarak genel tarzımız neoklasik ile eklektik tarzın kombinasyonudur ancak proje hazırladığımız müşterilerin genel istekleri, yaşadıkları coğrafi bölge ve kültürlerine göre değişiklik gösteriyor. Tasarımlarımızda, müşteri taleplerini kendimize göre harmanlayıp ahenk içinde sunmaya çalışıyoruz. Genel olarak Türk İslam sanatı geometrik motiflerini mekânlarımızda yoğun olarak kullanıyoruz.


“İlk projemiz Kaddafi Ailesi’nin konutlarıydı”
2009 yılında şimdiki Libya merhum devrik lideri Kaddafi Ailesi’nin lüks konutlarının mimari ve iç mimari projelendirme işleri ilk projemizdi. Diktatör bir rejim içerisinde iş yapma cesareti gösteremeyip bu pazara girmeyen nice büyük Türk firmalarına kıyasla, girişimci bir kadın olarak 2009-2011 yılları arasında bölgenin bir kadına gösterdiği tüm olumsuz çalışma şartlarına rağmen taahhüt ettiğimiz işleri, zamanında ve eksiksiz yerine getirdik. Beydağı – Sirte ve Bingazi şehirlerinde Muammer Kaddafi, eşi Safiye Kaddafi, çocukları Dr. Saif Kaddafi, Aişe Kaddafi ve Hanibal Kaddafi’ye ait toplam 14 villanın mimari ve iç mimari tasarımlarını yaptık. 2 yıllık tasarım sürecinin ardından maalesef savaş başlayınca uygulamaya girişemedik.

Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Türkmenistan’a girmeyi başardık. Kuzey Irak’ta, Erbil ve Süleymaniye’de “cesaretle” çalışıyoruz. Libya pazarı ile birlikte yine bir kadın girişimci cesareti ile Kuzey Irak, Erbil ve Süleymaniye bölgesine yönelip, büyük çaplı konut projelerinin örnek villaları, şahıslara ait malikaneler ve ofis binaları tasarımları gerçekleştirdik; bu projelerimize halen devam ediyoruz.

Bir yandan yurt içinde proje çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da dünya piyasasını araştırarak, başta Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Türkmenistan gibi farklı kültürlere sahip ülkelere girmeyi başardık. Özellikle Katar’ın incisi olarak adlandırılan Doha Pearl bölgesinde yapmış olduğumuz farklı mimari ve dekorasyona sahip konut ve ofis projelerimizle tanınıyoruz.

2009 yılında şimdiki Libya merhum devrik lideri Kaddafi Ailesi’nin lüks konutlarının mimari ve iç mimari projelendirme işleri ilk projemizdi. Diktatör bir rejim içerisinde iş yapma cesareti gösteremeyip bu pazara girmeyen nice büyük Türk firmalarına kıyasla, girişimci bir kadın olarak 2009-2011 yılları arasında bölgenin bir kadına gösterdiği tüm olumsuz çalışma şartlarına rağmen taahhüt ettiğimiz işleri, zamanında ve eksiksiz yerine getirdik.

“Katar’da 50 bin adet Swarovski taşla silüet işledik”
Katar Emiri El Tani Ailesi’ne ait malikanelerin ve sarayların, mimari ve iç mimari tasarımlarını tamamlanmış olup uygulama projelerine halen devam ediyoruz. Yine Katar’da bir ofis projesinde yer alan yaklaşık 50 bin adet swarovski taşlarla, tamamen el işçiliği ile işlenmiş panoramik Katar silüeti de dikkat çeken bir işimiz oldu.

“Dubai’de ofis açtık”
Yurt dışındaki iş hacmimizin büyümesi ile yurt dışında ofis açma fikrimiz oluştu ve 2013 yılı Aralık ayı içerisinde Dubai’de Sia & Moore ofisimizi açtık. Katar pazarındaki işlerimizi artık bu ofisimizden daha yakından takip edebileceğiz.

“Cumhurbaşkanılarının konutlarında imzamız var”
Birçok ülke cumhurbaşkanlarının özel konutlarının yanı sıra farklı projeler içerisinde cumhurbaşkanlarının kullanacakları özel VIP alanlarının tasarımlarını yapmaktayız.

Polimeks firmasının Türkmenistan’da yaptığı projelerin iç mekan tasarımlarında yer alıyoruz. Örnek vermek gerekirse; Cumhurbaşkanı Kurbankulu Verdimuhammedov’un kullanacağı sosyal mekânların tasarımları tarafımızca yapıldı. Azerbaycan’da ise Cumhurbaşkanı Aliyev Ailesi’ne ait yazlık konut tasarımı da tamamladığımız projeler arasında yer alıyor.

“2013 yılında İstanbul – Halkalı’da Sinpaş Bosphorus City projesi dahilinde 600 metrekare alana sahip, 3 katlı “Boğaziçi Yalısı” projesini iç mekan konsept tasarım ve anahtar teslim olarak tamamladık. Bu projemiz bize, Avrupa’da düzenlenen International Property Awards 2013’de Highly Commended Interior Design Private Resindence ödülünü kazandırdı.”

“Türkmenistan’da Televizyon Kulesi ve Veledrom’un iç mekanlarını tasarladık”
2010 yılında, Türkmenistan Aşgabat’da; 61 bin metrekare inşaat alanına sahip, 211 metre yüksekliğinde, Televizyon Kulesi iç mekan tasarımlarını tamamladık ve 2011 yılında açılışı ile 3 bin 240 metrekare büyüklüğündeki yıldız formu ile Guinnes rekorlar kitabına girdi. Ayrıca, proje 2012 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri kapsamında verilen “Kamusal Mimari” kategorisinde Avrupa’nın en iyisi seçildi. Projede yer alan giriş mekânları, ana holler, kafeler, konferans salonları ve restoranı Türkmen kültürünü yansıtan modern bir anlayış ile tasarladık. 142 metrede bulunan ve 360 derece dönebilen restoran yuvarlak formlu olup, klasik tasarım öğelerinin modern bir yorumudur.

“Birçok ülke cumhurbaşkanlarının özel konutlarının yanı sıra farklı projeler içerisinde cumhurbaşkanlarının kullanacakları özel VIP alanlarının tasarımlarını yapmaktayız.”

2012 yılında Türkmenistan – Aşgabat’da, yaklaşık 1 milyon metrekare toplam inşaat alanı olan Olimpiyat Köyü projesi kapsamında yer alan, 61 bin metrekare inşaat alanlı, 6 bin kişilik kapalı bisiklet arenası “Olimpiyat Kompleksi Veledrom Binası” iç mekan tasarımlarını tamamladık. Bu proje, dünyanın en büyük kapalı alandaki – pist bisikleti yarışlarının yapıldığı spor tesisi – veledromudur. Türkiye’de veledrom bulunmazken, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta bir Türk şirketi tarafından inşa edilmesi ve iç mekanlarının Sia & Moore tarafından tasarlanması elbette gurur veriyor.

2013 yılında Türkmenistan Aşgabat’da yaklaşık 1 milyon metrekare toplam inşaat alanı olan “Olimpiyat Köyü” projesi kapsamında yer alan, 88 bin 500 metrekarelik inşaat alanına sahip “Büyük Arena Binası” projesinin kafeleri, basın alanları, sporcuların kullanacağı dinlenme salonları, sauna ve duşları, galerileri tribün girişleri, VIP ve CIP locaları ve bekleme holleri, seyir terasları, bina girişleri ve hollerini tamamladık.

“Boğaziçi Yalısı projemizle uluslararası ödül kazandık”
2013 yılında İstanbul-Halkalı’da Sinpaş Bosphorus City projesi dahilinde 600 metrekare alana sahip, 3 katlı “Boğaziçi Yalısı” projesini iç mekan konsept tasarım ve anahtar teslim olarak tamamladık. Projedeki tüm ayrıntıları ince ince detaylandırılarak özgün bir tasarım gerçekleştirdik. El işçiliğini özellikle tercih ettik; hat sanatı, kalem işlerinin yanı sıra kullandığımız Hint ipekleri kumaşlar, halılar, el dokuması perdeler ile günümüz Osmanlı yaşam kültürünü yansıtmaya çalıştık. Yalıda, diğer konutlardan farklı olarak büyük çinilerle süslü bir Türk hamamı bulunuyor. Sauna, fitness, sinema bölümü, bar alanı ile fonksiyonel bir konut oldu. Bu projemiz bize, Avrupa’da düzenlenen International Property Awards 2013’de Highly Commended Interior Design Private Residence ödülünü kazandırdı.

“Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Türkmenistan’a girmeyi başardık. Kuzey Irak’ta, Erbil ve Sülemaniye’de “cesaretle” çalışıyoruz.”