Dünya

23.03.2018

THE “PALACE” ARCHITECT

Every job has a distinctive feature. The palace-style architecture that prominent families and executives request in countries like Turkmenistan, Qatar, Azerbaijan, Kuwait and Bahrain is no exception. Yet it becomes especially distinctive when one of the most demanded architects for these buildings is a Turkish woman…

Mimar Banu Altay, Sia Moore Mimarlık’ı kurarken, sadece “Palace” olarak tanımlanan, genelde ülkenin önde gelen aileleri, üst düzey protokol üyeleri ve yöneticiler için yapılan evler, ofisler, ‘üst düzey’ projeler yapmak üzere yola çıkmamış aslında… Ama, bu ülkelerden gelen taleple bu yönde uzmanlaşmış. Otel ve benzeri ticari yapılar da gerçekleştirdikleri projeler arasında. Anahtar teslimi işlerde TİM’in ihracatçılar listesinde yer almış, pek çok da ödülü var. Hem yaptığı çalışmalar hem de mimari trendler üzerine Banu Altay ile biraz sohbet ettik. Tabii iş hayatından başladık. Banu Altay şöyle anlatıyor: “Asıl işimiz mimarlık, dekorasyon ve uygulama… Anahtar teslimi projeler yapıyoruz. Şirket olarak serüvenimiz 2009’da başladı. İTÜ mimarlık mezunuyum. 2009’da, o zaman Kaddafi Ailesi’nin projeleriyle ilgili bir fırsat doğdu ve o projelerle şirketimi kurdum. O güne kadar yaklaşık 12 yıl, farklı yerlerde, mesleğin şantiyeden satışa pek çok alanında çalıştım. 11 binanın mimari projelerini, yenileme ve dekorasyonlarını yaptık. Projelerin bitimine yakın savaş oldu… Ondan sonra hep yine böyle ‘üst düzey’ projelerle devam ettik. Öyle gelişti… Polimeks Grubu ile bazı projeler yaptık. Türkmenistan’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi pek çok projeye imza attık. Dia Holding ile çalıştık Bakü’de, orada da Cumhurbaşkanlığı mekânları oldu. Sonra Kuzey Irak’ta Erbil, Süleymaniye gibi yerlerde özel kişilere ait lüks konut ve ofisler, büyük villa projelerinin mimari ve dekorasyonlarını yaptık. 2011’de Katar’daki ilk çalışmalarımız başladı. Pek çok projeyi araştırarak önemli projeler üstlendik.”

“We’ve specialized in these projects”

Altay’s latest projects heavily involve Qatar. She explains:

“We designed the Emirates special projects in Qatar. We couldn’t go public with many of these because they involved private and high-level people. Signed protocols didn’t allow us to do so. We have undertaken projects for high-level state officials since day one… 

Of course we’ve had a couple of commercial projects like hotels. But mostly they were structures that we call ‘palaces’. We were not even allowed to have cellphones in construction yards for some of those projects. We accepted those rules and worked in full compliance… so that we have specialized in them. Our last project involved the decoration and implementation of certain areas and some sample rooms in Mondrian Doha Hotel. Marcel Wanders, a famous architect, designed them. Because we cannot talk about many of our projects, this last one has become our go-to example.”

Many awards for “Palace”s

Altay states the following on her work in Doha: “We undertook too many projects in Doha, so we had to found a company there. Most of them were yet again ‘Palace’ buildings and big projects… We have a few hotel projects coming up. Our projects in Iraq are also under way. Many of our projects won international awards, among which are European Property award, Arabian Property award… I’ve won a Stevie award as a woman entrepreneur. We were working in these regions while they were newly developing. We signed onto projects so early that we were aboard the first plane that landed in Erbil Airport. We were in Turkmenistan, in Doha when new airports opened there. We have traveled so frequently...”

“We don’t have an oriental architectural style!”

TOP