TİM REPORT

banu altay tim reportbanu altay tim reportbanu altay tim report

Modern Sarayların Mimarı

Uzmanlık alanı, saray, malikâne, meclis gibi büyük yapıların mimari projeleri ve iç dekorasyonu olan Sia Moore markasının kurucusu, genç bir kadın girişimci. Mimar Banu Altay, hizmet ihracatıyla başladığı yurt dışı projelerde, zaman içerisinde Türkiye’den dekorasyon malzemeleriyle ürün ihracatına da geçmiş, Altay, kişiye özel tasarımlarda sınırları zorlamayı çok sevdiklerini söylüyor.

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği üyesi, alanında iyi bir girişimci örneği olan Banu Altay’ı tanımak isteriz… Kimdir Banu Altay?

Öncelikle beni iyi bir girişimci örneği olarak tanımladığınız için teşekkür ederim. İTÜ Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nden 1996 yılında mezun oldum. Sonrasında, mimarlık ofisi, şantiye ve mağazacılık gibi mesleğim ile ilgili farklı sektörlerde çalışma ve kendimi geliştirme imkanım oldu. 2009 yılında da bir kadın girişimci olarak Sia Moore Mimarlık Dekorasyon firmasını kurdum. İlk günden itibaren bir dünya markası yaratma hayali kurduğum “Sia Moore” ile birçok prestijli projeye imza atma şansımız oldu. Bu yolculuğumuzda farklı ülkelerde hayata geçirdiğimiz projelerle Ortadoğu bölgesinin tanınan ve aranılan mimarlık dekorasyon firmalarından biri haline geldik; başarılarımızı uluslararası ödüllerle taçlandırdık. Bunların arasında 2018 yılında aldığım “The Stevie Awards Women In Business“ yani yılın kadın girişimcisi ödülü de bu süreçte benim en büyük motivasyonum oldu.

Sia Moore sizin yarattığınız bir marka. Faaliyet alanınız neleri kapsıyor?

“Sia Moore” dünya genelinde farklı disiplinlerle çalışan, merkez ofisi İstanbul’da bulunan tasarım, mimarlık, dekorasyon ve anahtar teslim ince yapı uygulamaları yapan bir marka.

Uzmanlık alanımız; Saraylar, malikâneler, meclisler gibi büyük yapıların mimari projeleri ve iç dekorasyonları üzerine. Bu projeler bulundukları bölgenin gelenek ve kültürüne uygun olarak hazırlanıyor, projeye göre imalat ve montajları tarafımızdan yapışıyor. Özellikle yurtdışında devlet protokolleri, emirlikler, üst düzey şirketler gibi çok sayıda farklı müşterimize, hem proje, hem uygulama hizmeti vermeye devam ediyoruz.

Özellikle yurt dışı odaklı çalışıyorsunuz. Projelerinizi ve sizi farklı kılan şey nedir?

Firma olarak sıradanlıktan uzak, güçlü ve yaratıcı çözümler sunabilen bir ekip olduğumuza inanıyoruz. İnsan, hizmet ve ürün kalitesine yatırım yaparak kalıcı olmaya çalışıyoruz. Gelişen trendleri ve güncel mimari akımları takip ederek zamansız projeler ve iç mekânlar tasarlıyoruz. Ayrıca kişiye özel tasarımlarımızda sınırları zorlamayı da çok seviyoruz. Her projemiz bizim için yeni bir yolculuk. Öncelikle müşterilerimizin taleplerini dinleyerek, hayalini kurdukları mekânları anlamak ve isteklerini kendi tarzımızla harmanlayarak sunmak bizim çalışma tarzımız.

İhracata yaptığımız katkı Türkiye’nin tanıtımı konusunda önem arz ediyor. Mimar olmanın yanında, ihracatçı olmak nasıl bir duygu?

Aslında ilk ihracatımızı hizmet ihracatı kategorisinde gerçekleştirdik. Libya’da dönemin liderlerine ait sarayların mimari ve iç mimari proje  hizmetini sağladık. Sonrasında da Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan, Kuzey Irak, Etiyopya gibi farklı kültürlere sahip ülkelerde hizmet ihracatçısı olarak yer almaya devam ettik.

Aynı zamanda bazı ticari projelerde de ince yapı alt yüklenicisi (Fit – Out Contactor) olarak yer alarak hizmet ihracatının yanı sıra ürün ihracatçısı kimliğimiz ile de Türkiye’nin ihracat potansiyelinde yerimizi aldık.

İmza projemiz, Mondrian Doha Hotel, SBE Hotel zinciri tarafından 2017 başında Katar’da hizmete açıldı. İç mekanları ikonik tasarımları ile ünlü Hollandalı Marcel Wanders’a ait olan otelin tüm ortak alanları anahtar teslim olarak “Sia Moore” tarafından hayata geçirildi. Bu projede ürünlerin neredeyse tamamını Türkiye’de üretip ihracatını gerçekleştiren bir kadın girişimci ve bir mimar olarak Türkiye ekonomisine katkıda bulunmuş olmaktan büyük gurur duyuyorum.

Tasarımın günümüz mimarisindeki öneminden bahseder misiniz?

Tasarımın, sanat ile endüstriyi bir araya getirdiğine inanıyorum. Kaliteli tasarım, markaları rakiplerinden farklılaştırarak rekabet kabiliyetini güçlendirir ve yeni pazarlar kazandırır. Ülkemizde fark yaratacak, hem iç hem dış pazarda rekabet edebilecek özgün ve yenilikçi tasarım ürünleri çok fazla olmasına rağmen, taklit edilmek suretiyle maalesef hızlıca tüketilmekte… Bu problemin tasarımcıya ve tasarım sürecine olan yanlış yaklaşımdan kaynaklandığını düşünüyorum. Ülkemizde her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen Türkiye Tasarım Haftası (Design Week Turkey) etkinliklerini bir mimar olarak ilgi ve beğeniyle takip ediyorum. Tasarım kültürü oluşturmayı ve ülkenin tasarım gücünü dünyaya tanıtmayı amaçlayan bu organizasyon, bugüne kadar pek çok başarışı genç tasarımcının önünü açtı. Tasarım ekosisteminin tüm oyuncularının bir araya geldiği etkinliklerde, endüstriyel tasarımdan modaya, mimariden görsel iletişim tasarımına kadar bir çok disiplinin geniş bir yelpazede ele alınması bizler için büyük şans. Bu vesileyle Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle ve ekibine, bir mimar olarak teşekkürlerimi iletmek isterim.

TİM’in 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Araştırması’nda firmanız da yer alıyor. Başarının ödüllendirilmesi yaptığınız işe nasıl bir his katıyor?

Farklı ödüller kazanmak elbette guru verici. Özellikle 2016 TİM “ Türkiye’nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı ” listesinde yer almak, bir mimarlık şirketinin ihracatçı kimliği ile Türkiye ekonomisine katkıda bulunuyor olması, hem sektörümüz hem de markamız adına paylaşmaktan onur duyduğumuz bir başarı.

Tasarımlarımızın ve projelerimizin dünya çapında saygı duyulan organizasyonlar tarafından takdir edilmesi ve benim bir kadın girişimci olarak layık görüldüğüm ödüller hem motivasyonumuzu arttırdı, hem de ekip olarak hedeflerimizi yükseltmemizi sağladı.

Sia Moore olarak üst düzey kurum ve kişilere özel tasarım hizmeti verirken, sürekli yenilik arayışı içinde olduğumuzdan bazı projelerde kendimizi tekrar etmemek adına büyük özveri gösteriyoruz. Tasarım süreci içinde de çoğu zaman verdiğimiz emeğin farkında olmuyoruz. Dolayısıyla aldığımız her yeni ödül, her projede kendimizi geliştirdiğimizi ve yaratıcı çözümlere imza attığımızın takdir ve onayı oluyor.

İmza projemiz, Mondrian Doha Hotel, 2017 başında Katar’da hizmete açıldı. İç mekanları ikonik tasarımları ile ünlü Hollandalı Marcel Wanders’a ait olan otelin tüm ortak alanları anahtar teslim olarak Sia Moore tarafından hayata geçirildi. Bu projede ürünlerin nerdeyse tamamı Türkiye’de üretilip ihraç edildi.