Sia Moore’dan 21’inci yüzyıl sarayları

Merkez ofisi İstanbul’da Sia Moore Mimarlık Dekorasyon (Sia Moore Architecture – Interior Design), dünya genelinde farklı disiplinlerle çalışan, tasarım, mimarlık ve dekorasyon uygulamalarıyla çok sayıda üst düzey şirkete ve özel kişilere hizmet veriyor; anahtar teslim büyük projelere başarı ile imza atıyor.

Sia Moore’un sahibi Banu Altay, firmanın lüks konutlar, malikaneler, oteller ticari yapılar ve spor kompleksleri üzerinde uzmanlaştığını söyledi. İç mekanların işlevsel ve nitelikli olabilmesine ilişkin sorunları yaratıcılığını katarak çözen; tasarlayan, tasarım analizi yapan, şantiye denetimi, yapı sistemleri, estetik, yapı bilgisi, donatı, malzeme, donanım konusunda bilgi veren, eğitim ve deneyimle donanmış bir ekibe sahip olduklarını ifade eden Altay, “İstanbul’daki ofisimizde 9’u kadın olmak üzere toplam 15 kişiyiz ama proje uygulama süreçlerinde tüm ahşap üretimi, hareketli mobilya, aydınlatma ve ev tekstili imalatlarını kendi bünyemizde bulundurduğumuz için bu sayı 100’ün üzerine çıkıyor diyebiliriz” dedi.

Altay, 2009 yılında Libya merhum devrik lideri Kaddafi Ailesi’nin lüks konutlarının mimari ve iç mimari projelendirme işlerinin ilk projeleri olduğunu kaydederek, “Diktatör bir rejim içerisinde iş yapma cesareti gösteremeyip bu pazara girmeyen nice büyük Türk firmalarına kıyasla, girişimci bir kadın olarak 2009-2011 yılları arasında bölgenin bir kadına gösterdiği tüm olumsuz çalışma şartlarına rağmen taahhüt ettiğimiz işleri, zamanında ve eksiksiz yerine getirdik. Beydağı – Sirte ve Bingazi şehirlerinde Muammer Kaddafi, eşi Safiye Kaddafi, çocukları Dr. Saif Kaddafi, Aişe Kaddafi ve Hanibal Kaddafi’ye ait toplam 14 villanın mimari ve iç mimari tasarımlarını yaptık. İki senelik tasarım sürecinin ardından maalesef savaş başlayınca uygulamaya girişemedik” açıklamasında bulundu.

“Kuzey Irak’ta, Erbil ve Süleymaniye’de ‘cesaretle’ çalışıyoruz”
Libya pazarı ile birlikte yine bir kadın girişimci cesareti ile Kuzey Irak, Erbil ve Süleymaniye bölgesine yönelip, büyük çaplı konut projelerinin örnek villaları, şahıslara ait malikaneler ve ofis binaları tasarımları gerçekleştirdiklerini belirten Altay, bu projelerin devam ettiğini aktardı. Altay, bir yandan yurtiçinde proje çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da dünya piyasasını araştırarak, başta Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan, Türkmenistan gibi farklı kültürlere sahip ülkelere girmeyi başardıklarını kaydederek, özellikle Katar’ın incisi olarak adlandırlan Doha Pearl bölgesinde yaptıkları yatırımları farklı mimari ve dekorasyona sahip konut ve ofis projeleriyle tanındıklarını vurguladı.

Katar Emiri El Tani Ailesi’ne ait malikanelerin ve sarayların, mimari ve iç mimari tasarımlarının tamamlandığını, uygulama projelerinin ise devam ettiğini ifade eden Altay, Katar’da tamamladıkları ofis projesinde yer alan 50 bin adet swarovski taşlarla, tamamen el işçiliği ile işlenmiş panoramik Katar sülieti ile dikkat çeken bir işe imza attıklarını söyledi.

“Cumhurbaşkanlarının konutlarından imzamız var”
Altay, 2013 yılının Aralık ayında Dubai’de Sia Moore ofisinin hizmete girdiğini belirterek, Katar pazarındaki işleri bu ofisten daha yakından takip edebileceklerini bildirdi. Birçok ülke cumhurbaşkanlarının özel konutlarının yanı sıra farklı projeler içerisinde cumhurbaşkanlarının kullanacakları özel VIP alanlarının tasarımlarını da yaptıklarını anlatan Altay, “Özellikle Polimeks firmasını Türkmenistan’da yaptığı projelerin iç mekan tasarımlarında yer alıyoruz. Örnek vermek gerekirse; Cumhurbaşkanı Kurbankulu Verdimuhammedov’un kullanacağı sosyal mekânların tasarımları tarafımızca yapılmıştır. Azerbaycan’da ise Cumhurbaşkanı Aliyev Ailesi’ne ait yazlık konut tasarımı da tamamlanmış projelerimizdendir” dedi.

“Türkmenistan’da Televizyon Kulesi ve Veledrom’un iç mekanlarını tasarladık”
2010 yılında, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta 61 bin metrekare inşaat alanına sahip, 211 metre yüksekliğinde, Televizyon Kulesi iç mekan tasarımlarını tamamladıklarını hatırlatan Altay, sözlerine şöyle devam etti:

“2011 yılında projenin açılışı ile 3 bin 240 metrekare büyüklüğündeki yıldız formu ile Guinnes rekorlar kitabına girmiştir. Söz konusu proje, 2012 Avrupa Gayrimenkul Ödülleri kapsamında verilen “Kamusal Mimari” kategorisinde Avrupa’nın en iyisi seçilmiştir. Projede yer alan giriş mekanları, ana holler, kafeler, konferans salonları ve restoran Türkmen kültürünü yansıtan modern bir anlayış ile tarafımızca tasarlanmıştır. 142 metrede bulunan ve 360 derece dönebilen restoran yuvarlak formlu olup, klasik tasarım ögelerinin modern bir yorumudur. Aşkabat’ta, yaklaşık 1 milyon metrekare toplam inşaat alanı olan Olimpiyat Köyü projesi kapsamında yer alan, 61 bin metrekare inşaat alanlı, 6 bin kişilik kapalı bisiklet arenası Olimpiyat Kompleksi Veledrom Binasının için mekan tasarımlarını tamamladık. Bu proje dünyanın en büyük kapalı alandaki veledromudur. Türkiye’de veledrom bulunmazken, Aşkabat’ta bir Türk şirketi tarafından inşa edilmesi ve iç mekanlarının Sia Moore tarafından tasarlanması elbette gurur veriyor. Olimpiyat Köyü projesi kapsamında yer alan 88 bin 500 metrekarelik inşaat alanına sahip Büyük Arena Binası projesinin kafeleri, basın alanları, sporcuların kullanacağı dinlenme salonları, sauna ve duşları, galerileri, tribün girişleri, VIP ve CIP locaları ve bekleme holleri, seyir terasları, bina girişleri ve holleri tarafımızca tasarlanmıştır. 15 bin kişilik kapalı arena takım sporları ve jimnastik müsabakalar düzenlenecektir. Cumhurbaşkanı ve bakanların kullanacağı alanlar klasik tarzda dekore edilirken, sporcuların ve ziyaretçilerin kullanacağı alanlar modern bir şekilde tasarlanmıştır.” Türk müteahhitlik sektörünün, 2013 yılında Türkmenistan’da 10 milyar dolardan fazla iş alarak rekor kırdığını aktaran Altay, “Sia Moore ekibi olarak, bölgeyi ve alışkanlıklarını adeta avucumuzun içi gibi biliyoruz. Zaten yabancı bir ülkede iş yapabilmenin ön koşulu, mevcut ortamı, geleneksel değerleri ve gereksinimleri iyi tahlil edebilmektir” dedi.

“Boğaziçi Yalısı projemizle uluslararası ödül kazandık”
Altay, Sinpaş Bosphorus City projesi dahilinde 600 metrekare alana sahip, üç katlı Boğaziçi Yalısı projesini iç mekan konsept tasarım ve anahtar teslim olarak tamamladıklarını söyledi. Projedeki tüm ayrıntıları ince ince detaylandırarak özgün bir tasarım gerçekleştirdiklerini ifade eden Altay, “El işçiliği özellikle tercih edilmiş olup, hat sanatı, kalem işlerinin yanı sıra kullandığımız Hint ipekleri kumaşlar, halılar ve el dokuması perdeler ile günümüz Osmanlı yaşam kültürünü yansıtmaya çalıştık. Yalıda, diğer konutlardan farklı olarak büyük çinilerle süslü bir Türk hamamı bulunuyor. Sauna, fitness, sinema bölümü, bar alanı ile fonksiyonel bir konut oldu. Bu projemiz bize, Avrupa’da düzenlenen International Property Awards 2013’de Highly Commended Interior Design Private Residence ödülünü kazandırdı” açıklamasında bulundu.

“Arap mimarisini, Osmanlı mimarisiyle buluşturuyoruz”
Romalı mimar Vitruvius, “De Architectura” adlı kitabında başarılı bir mimarlık için “Utilitas, Firmitas, Venustas” (kullanışlık, sağlamlık, güzellik) etmenlerinin gerekli olduğunu ileri sürdüğünü belirten Altay, bu sözün, mimarlığın halen geçerliği olacağını netlikte tanımladığını düşündüklerini aktardı. Sia Moore olarak genel tarzlarının Neoklasik ile Eklektik tarzın kombinasyonu olduğunu vurgulayan Altay, “Ancak proje hazırladığımız müşterilerin genel istekleri, yaşadıkları coğrafi bölge ve kültürlerine göre değişiklik göstermektedir. Tasarımlarımızda, müşteri taleplerini kendimize göre harmanlayıp ahenk içinde sunmaya çalışıyoruz. Genel olarak Türk İslam sanatı geometrik motiflerini mekanlarımızda yoğun olarak kullanıyoruz” dedi.

“Tasarım, dışa açılan yüzünüzdür”
İç mekanların renkleri, ölçüleri, modelleri ile modaya ve günümüzün şartlarına uygun bir uyum içerisinde oluşturması gerektiğine işaret eden Altay, iç mimari tasarımın profesyonel bir bakış açısıyla yapılmasının önemli olduğunu bildirdi. İnsanların zamanlarının büyük bir bölümü ev, ofis gibi iç mekanlarda geçirdiğini aktaran Altay, “Bu yerlerin sıkmayan ferahlatan ve çalışma isteğini artıran şekilde tasarlanması gerekir. Zevkler değişiktir. Yapılacak olan tasarımın, kişinin zevkleri ve yaşam tarzı ile düşünülerek gerçekleştirilmesi önemli bir kriterdir. Bir işadamının ya da siyasetçinin evinde çalışma odasına, sanatçı ise giyinme odasına, kalabalık bir ailede konuk odalarına, spor, sinema ve hobi odalarına ihtiyaç duyabilir. Tüm  bu detaylar gözetilerek, yaşayanların maksimum konforlu bir hayat süreceği mekanlar tasarlanmalıdır. Kimi zaman da iç mekanın yeniden düzenlemesi gerekir; hatta buna yeni bina yapımından daha sık gereksinim duyulduğunu söyleyebiliriz. Yapımı tamamlanmış veya eski işlev dışında yeni bir işlev kazandırılacak yapıların iç mekanlarında ön görülen yeni işlevi çözümler ve düzenleriz” diye konuştu.